• Ana Sayfa
  • »
  • Peygamberimiz (S.A.V)’den Davranış Modelleri

Peygamberimiz (S.A.V)’den Davranış Modelleri

Muhakkak ki Allah’ın Rasulünde sizin için en mükemmel numüne vardır.

Muhakkak ki Allah’ın Rasulünde sizin için en mükemmel numüne vardır.

Peygamberimiz (s.a.v.)nin hayatında biz Müslümanlar için örnek alınacak ve şemail kitaplarında süzülerek alınmış bir kısım adet ve ahlak esasları vardır ki her Müslüman kardeşimiz okuyup öğrendiklerini başka bir Müslüman kardeşimize öğretmelidir. Günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız hadiseleri bu mübarek ölçülere göre düzeltmek hepimizin vazifesidir.

Peygamberimiz haya (utanma) bakımından evinde örtüsü içindeki bir kızdan daha kuvvetli bir hayaya maliktiler. Halktan gelen her türlü bela ve cefaya sabırlıydılar. Bir kimsenin arkalarından gelemsinden sevmezlerdi. Fakat sağından ve solundan gitmesini isterlerdi. Kaba ve yüksek sesle konuşulmasından hoşlanmazlar  ve konuşanın sesini kısarak söylemesini severlerdi. Sıcak yemeği yemezler sıcak yemeğin bereketsiz olacağını söylerler ve sıcak yemeğin soğutulmasını isterlerdi. En nefret ettiği günah şey yalan konuşmaktı. Cemale namaz kıldıklarında halkın en hafifi kendi kendine kıldıklarında ise en ağır kılanı idi. Birisinin kapısına geldiğinde kapının tam karşısında bulunmaz ya sağında veya solunda bekler ve selam verirlerdi. Kendilerine ziyarete gelenlerin isimlerini beğenmezlerse o ismi daha güzel isimle değiştirirlerdi. Yattıklarında sağ ellerini sağ yanağının altına koyarak yatarlardı. Yatacaklarında “kafirun kul ya eyyuhel kafirun” suresini sonuna kadar okurlardı. Yeni bir elbise giydiklerinde onu Cuma günü giyerler ve eskisini fakirlere verirlerdi. Yağmur istediklerinde Allah’ım kullarına su ver rahmetini yay ve ölü bedene hayat ver şeklinde dua buyururlardı.

 

Peygamberimiz (s.a.v) ramazan ayı girdiğinde rengi değişir namazı çoğaltır ve tamamıyla duaya koyulur rengi şafak gibi olurdu. Dua ettikleri zaman ellerini kaldırır ve ellerini yüzüne sürmeden indirmezlerdi. Evlenen bir kimseyi tebrik ettiklerinde ona şöyle dua ederlerdi. “Allah bunu senin için mübarek kılsın ve hayırlı etsin her ikinizi de hayırda birleştirsin…” namaz kılarken rukua eğildiklerinde belini öyle düz tutarlardı ki üzerine su dökülse durabilirdi. Evlendiğinde veya birini evlendirdiğinde hurma saçarlardı. (şimdi tatlı bir şeyler veya çerez saçılabilirdi.) bir şey içtiklerinde üç nefeste içerlerdi. Sabah namazını kıldıklarında sonra güneş doğuncaya (işrak vaktine kadar) otururlardı. Ashabından birini 15 gün görmeyince onu sorardı. Şayet sefere gitmişse ona dua eder. Orada ise evine gider hasta ise ziyaret ederdi. Elbiselerini giyerken gömleğini giyerken hep sağ taraftan başlardı. Kendilerine bir heyet geldiğinde güzel elbiselerini giyer taranır koku sürünür ve ashabına da böyle yapmalarını söylerlerdi. Yolda yürürken ashabı ile karşılaştığında önce selam verir sonra musafaha (tokalaşma) ederlerdi. Ehli beytinden biri hastalanınca ona “felak ve nas” surelerini okur dua ederlerdi.

Peygamberimiz (s.a.v) yolda yürürken sağa ve sola bakmazlardı. Vakarle fakat hıxlı giderlerdi. Neredeyse yanındakiler ona yetişemezdi. Yürümüş olduğu halde konuşmazlardı. Bir yere konduğunda veya seferden geldiğinde iki rekat namaz kılmadan oturmazlardı. Bir adamı yüzü koyun veya örtüsüz yatarken görürlerse ayaklarıyla dürterler ve “bu Allah2ın en sevmediği yatış şekli” derlerdi. En çok yaptıkları duaları şöyleydi; “Ya mukallibe’l-Kulüb sebbit kalbi ala dinik” (Ey kalpleri çeviren Rabbim, kalbimi dinine sabit kıl”. Ekseri pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutar, bu husus kendine sorulduğunda: “Ameller pazartesi ve Perşembe günleri sunulur…” buyurmuştur.

 

Peygamberimiz (s.a.v)  odasının kapısını parmak ucuyla vururlardı. Sükûtları uzun, gülmeleri kısaydı. Her abdestten sonra havlu ile silinirlerdi. Bir kutusu vardı, ondan koku sürünürlerdi. Zan ile iş yapmaz, bir kimsenin diğer bir kimse aleyhine lafını kabul etmezdi. Herhangi bir hadiseyi, bir şeyi kötüye yorumlamaz, iyiye yorarlardı. Konuşmalarında tebessüm ederlerdi. Ramazan Bayramı’nda yemek yiyerek çıkarlar, Kurban Bayramı’nda ise kurban kesince yerlerdi. Bir şey istenince verir, yoksa susarlardı. (yok demezlerdi) bir yudum su ile de olsa orucunu açmadan akşam namazını kılmazlardı. Gerek seferde ve gerekse hazarda şu beş şeyi yanından ayırmazlardı. Ayna, sürmedanlık, tarak, misvak ve güzel koku. Bir şey yerken veya içerken üflemez ve kabın içinde nefes almazlardı. Hiçbir kimseyi hoşlanmayacağı şeyle çağırmaz ve azarlamazlardı. Güzel kokuyu sakalına ve başına sürerlerdi. İnsanın bedeninden ayrılan şu yedi şeyin gömülmesini emrederlerdi. Saç, tırnak, kan, adet kanı, diş, pıhtı, çocuk doğduğunda atılması gereken.

Peygamberimizin (s.a.v) dinlenmek için şehir dışına su başlarına giderdi. Yerde oturur, yerde yer, koyunu kendisi sağar, bir hizmetçi arpa ekmeğine çağırsa icabet eder giderdi. Elbisesini diker, ayakkabısını yamar, bir erkeğin evde yapacağı her işi yaparlardı. Dualarına; “Sübhane Rabbiyel aliyyil e’lal-vahhab (vehhab ve yüce olan Rabbimi tesbih ederim) a başlarlardı. Yeşile ve akarsuya nazar etmek (bakmak) hoşuna giderdi.

Canım kurban olsun senin yoluna.

Adı güzel kendi güzel Muhammed

Gel şefaat eyle kemter kuluna

Adı güzel kendi güzel Muhammed.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1281