• Ana Sayfa
  • »
  • Başkan Polat’ın devasa(!) projelerine bir bakış

Başkan Polat’ın devasa(!) projelerine bir bakış

Başkan Polat’ın Yeşilyurt’ta yeniden hayata geçirilen “Çöp Konteynırları” projesini eleştirmiş ve ; “Konteynır Geri Geldi; Hayaldi Gerçek Oldu” adlı haberimizde konu etmiştim.
 Hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat’ın Yeşilyurt’ta yeniden hayata geçirilen “Çöp Konteynırları” projesini eleştirmiş ve ; “Konteynır Geri Geldi; Hayaldi Gerçek Oldu” adlı haberimizde konu etmiştim.
Bu haberimizin üzerinden fazla bir zaman geçmeden Başkan Polat, altı aylık icraatını değerlendiren bir kahvaltılı toplantıyla basının karşısına geçti. Başkan Polat, o toplantıda Yeşilyurt Belediyesi çalışmalarının yanında yapılacak ve yapılması muhtemel gelecekte hayata geçirmeyi düşündüğü projelerden(!) bahsetti.
Bendeniz toplantının sunuş bölümü tamamlanınca oradan ayrılmak gereği duydum. Çünkü toplantının yapıldığı resimlere dikkatlice bakarsanız sizlerde göreceksiniz, kırk yıllık basın mensupları Başkan Polat’ın sağında adeta el pençe duruyorlardı. Soru cevap kısmında o gazetecilerin proje diye sunulanlara itiraz etmeyeceklerini adım gibi biliyordum. Yeni bir polemik konusu olsun istemediğimden toplantıda sözü edilen hususları yazımda dile getirmek kaydıyla ayrıldım.
Aradan geçen süre içerisinde bu sefer Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla Malatya Milletvekilimiz Sayın Öznur Çalık, basının karşısında idi. Sayın Milletvekilimiz basına yaptığı çalışmalar ve yerel yöneticilerin yapmayı düşündüğü projelerden de bahsetti. Bu meyanda Başkan Polat’ın Muhtemel projelerine açıklık getirerek yapılması yönünde irade ortaya koyduğu izlenimi verdi.
Soru cevap kısmında basından bazı arkadaşlar kısmen de olsa eleştiri getirmeye çalıştılar. Bende söz alarak öncellikle Malatya Devlet Hastanesi Beydağı Kampüsüne yapılmak istenen camii projesini eleştirdim. Gerekçe olarak ta etrafta yeterince camii olduğundan buranın asli işleviyle yani hastane olarak değerlendirilmesinin daha uygun olacağını belirttim.  Bunu söylerken de yanlış anlaşılmaya meydan verilmesinin önüne geçmek için bendenizin aynı zamanda bir İmam Hatipli olduğumu hatırlatarak asla cami karşıtı bir algı olarak düşünülmesinin önüne geçmekti. Örnekleme yaparak orada şunları söyledim;
Mevcut yeni hastanenin durumu ortada ve Malatya’nın ihtiyacına ne yazık ki cevap veremiyor. Turgut Özal Tıp Merkezi ve Özel Hastanelerde hastalar yığılmış vaziyette ve ameliyatlar yapılamaz hale gelmiş. Aciller ihtiyaçları karşılamıyor ve Malatya eskiden etraf illerden hasta alıyorken bugün Malatyalılar etraf illere ve hatta Ankara İstanbul gibi metropollere tedaviye gitmek zorunda kalıyorlar.
Diğer bir gerekçem de şu idi;
Malatya doğu ile batıyı birleştiren bir kavşakta bulunuyor.  Aynı zamanda bir taraftan Akdeniz’e diğer yandan da Karadeniz’e açılan önemli bir kavşakta. Bu bakımdan etraf illere ve Büyükşehir Malatya’ya yakışır bölge Trafik Hastanesi yapılmasının daha doğru olacağı fikrinde idim. Ayrıca Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi de yapılarak branş hekimlerinin ilimize çekilmesi düşünülmeliydi.
İşte bu sebeplerden dolayı on dönümlük hastane arazisinin camii yapılmasına karşı çıktım. Benden sonra söz alan gazeteci zevat Başkan Polat’tan “eferim” alma düşüncesi ve Sayın Milletvekilin gözüne girme hesabıyla kendisinin eşinin “Alevi” olduğunu belirterek “İmam Hatipliler istemese de 12 İmama inanların camiyi destekleyeceklerini” söyledi.  Bu tür “kaypak” insanların hemen her yerde olduğunu bildiğimden fazla üzerinde durmadım her neyse devam edelim…
Başkan Polat söz alarak neden oraya cami yapılması gereğini anlatırken Malatya’da “Büyük bir Cuma Camii yok” dedi.  En büyük camimizde bilmem şu kadar insan namaz kılabiliyorken bizim yapacağımız cami beş bin kişi kapasiteli olacak dedi.
Malatya’da hüküm sürmüş olan Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlıların düşünemediğini Sayın Polat düşünmüş ve yerinin de hastane arazisi olması gerektiğine karar vermişti.
Başkan Polat, halefi Sayın Mehmet Kavuk’a nispet yapar gibi “o yaptırıyorsa ben de alasını yaparım” diyor kibarca. Sayın Kavuk, dünyaca ünlü mimarlara ödül vererek ve önceki Başbakanımız ve şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan’ın da onayını alarak Malatya’nın ihtiyacı olan büyük bir cami ihtiyacını karşılıyor zaten.
Yeşilyurt bölgesinin arazisi bitti, Fahri Kayhan civarı parsellendi kala kala bir hastane arazisi kaldı öyle mi?
Modern ülkelerde bir bölge yerleşime açılmadan önce planlaması yapılır. Okulların, parkların ve ibadethanelerin yerleri önceden tanzim edilir. Yeşil alanlar belirlenir, altyapı üstyapı tamamlanır sonra imara açılır. Bizde tarlaya önce ev değil devasa apartman dikersin, sonra elektriği suyu çekilir, akabinde yol sonra lazım olursa alt yapı en son yapboza döndürüp alt-üst yapı yeniden sökülür yapılır ve bu kısır döngü sürer gider… Siz buna proje dersiniz belki ama ben demiyorum müsaadenizle.
**
Başkan Polat’ın diğer projelerine geçmeden önce bir hatırlatma yapayım. Geçtiğimiz günlerde Malatya Belediyesi Kent Konseyi ve MAFSAD Tarafından “Hazinemiz Ailemiz” konulu ve Aile temalı bir resim yarışması vardı ve sonuçlandı. Ödül dağıtım töreni ve sergi açılışı münasebetiyle Malatya Kongre ve Kültür Merkezindeki programa katıldım.
Program arasında dışarıda arkadaşlarla sohbet ederken Başkan Polat, sergiye “gecikmeli” olarak gelişinde kapıda karşılaştık. El sıkışırken Lütfi (İnan) beye dönerek “Lütfi o projeleri Kemal beye iyice anlat. Anlat ki ağzından çıkanları kulağı duysun” dediğinde önce şaşırdım ve sonra da “Başkanım göndersin bir bakayım benim bilmediğim o projeleri, yazdıklarımda bir eksiklik varsa revize ederim. Ben yazdıklarımın arkasındayım” dedim.  Başkan Polat; “Sen yer altına yapılacak projeleri gördün mü” diyerek devam etti. Anladım ki başkan yazdığım yazıya epey bir içerlenmiş. Ben “ona da o zaman bakarız” deyince başkan sergiyi gezmek üzere içeriye girdi. Hatırıma gelmedi o zaman, bahsedilen projede yere gömülmesi düşünülen çöp konteynırlarından bahsedilmemişti. O mevzu daha sonraki altı aylık icraatlar kısmında dile getirilmişti. (Sözünü ettiğim çöp konteynırları haberimizi okumamış olanlar buraya tıklayarak okuyabilirler)
Gelelim Başkan Polat’ın projelerine; (itiraz ettiğimi en sona bıraktım)
 Cuma Camii projesi ile ilgili düşüncelerimi yukarıda özetledim, onu geçiyorum. Diğer projelerden “Seyir Kulesi, Müze ve Kent Park” projesi ile “Beylerderesi Kanal veya Gölet Projesi” yerinde düşünülmüş güzel projeler. Üzerinde titiz bir çalışma yapılıp iyi planlanırsa sonucu mükemmel olur diye düşünüyorum.
Taşkın Koruma Tesisi” , “Elemendik gölü etrafına Rekreasyon Alanı Projesi” ve “Kadın ve Spor Yaşam Merkezi” gibi projelerde özünde güzel projeler. Hayata geçirildiğinde Yeşilyurt ayrı bir cazibe merkezi ve yaşam alanı olur. Eyvallah, güzel düşünülmüş.
30 günde 30 park” projelerinin temelleri zaten atıldı. Gerçekleştiğinde yapılan açılışlarda ayrıca teşekkürümüzü belirtiriz.
Araç Parkının güçlendirilmesi, 444 8 9 10 Çağrı Merkezi, e- Belediye ve Kent Bilgi Sistemi gibi projeler zaten belediyenin yapması gereken asli işleri. Ben bunlara proje bile demiyorum. İletişim çağında şimdiye kadar yapılmamış olması başlı başına bir eleştiri konusu bile yapılabilir.
Çöp konteynırları projesindeki eleştirilerimi daha önce belirtmiştim. Orada yazdıklarımın halen arkasından ve aynı düşünceler sahibim. Yer altına gömülmesi düşünülen çöp konteynırlarının uygulanabilirliğini görmek lazım. Malatya’da yürütülebileceğine ihtimal bile vermiyorum.
Cami Temizliği, Okul ve Cami Bahçelerine Oturma Bankı ve Ağaçlandırma” konuları ile “Daha Estetik Bir Şehir İçin Denetim ve Önlemler” konusunu yine es geçiyorum. Bunlarda belediyen asli işleri ve zaten yapılması gereken uygulamalardır.
Çer-Çöp Atık Geri Kazanım Projesi” Sahi bu ne ya! Bu nasıl proje ismidir böyle “çer-çöp” projesi. Yeşilyurt gibi Yeşil bir bölgeye çağrışım yapabilecek, geri dönüşüm ve çevre çağrışımı yapabilecek başka bir isim yok muydu? “Yeşil Çevre” denilse belki daha şık olurdu.  Ayrıca da bunları gelişmiş ülke ve şehirler yarım asır önce düşünmüş ve uyguluyor. Günümüzde çevre bilinci oluşturmanın yolu duyarlı bir toplum ve eğitimle olur.  Bunlar yoksa zaten bırakın her okulu her eve bir tane geri dönüşüm için kutu koysanız ne olur.
Katı Atık Dönüştürme Projesi” bu da AB hibe fonlarının “tırtıklanması” kılıfının bir diğer adı. Dünya bir para harcayıp tesis yaptıracağına iki araç alır Büyükşehirin tesisine gönderirsin olur biter. O parayı da daha lüzumlu bir yere kullanırsın.
Kalan diğer projelerin üzerinde bile durmaya değer görmüyorum. Bildik şeyler hepsi. Gelelim heybemizde bulunan “Turpun İrisi”ne;
Birincisi Demiryolunu kaldırma veya şehrin dışına alma fikri. Bunu kim akıl ettiyse rayların geçtiği bölgeyi iyi hesap etmiş ve oradan çıkacak arsanın nasıl değerlendirileceğini kafasında kurgulamış olmalı.
Bırakın rayların geçtiği güzergâhı sadece “istasyonu kapatmak” fikri bile işin içinde başka hesapların olduğunu açık ediyor.  Düşünsenize ortada onca dönümlük bir arazi ve sosyal tesisler, arsalar filan. Hayali bile irilerini zengin etmeye yeter.
Başkan Polat, Sayın Çalık’ın toplantısında tren yolunu şehri ikiye böldüğünü ve şehrin alt kısımlarının geri kaldığını belirterek sebebini tren hattına bağladı. Tren yolunun şehri bölmesini dezavantaj olarak lanse etti. Oysa avantaja çevrilmesi yöneticilerin kendi ellerinde… Bu güne kadar düşünemedikleri de ayrıca şehri yönetenlerin beceriksizliğinden kaynaklanıyor.
Sanki tren yolunun altında kalan bölgeye imar izni verildi, sanki hizmet götürüldü de gelişmedi gibi. Gelişmiş şehirlerinin hangisinden tren yolu geçmiyor veya sadece kıyısını teğet geçip şehrin dışında. Gösterebileceğiniz bir örnek var mı Allah aşkına.
Bakın tren yolu şehrimiz için bir şanstır. İyi bir planlama ile revize eder, yanına iki ray daha döşeyip hafif raylı metro sistemini şehre kazandırırsınız. Tren yolu şehrin doğu yakası ile üniversiteyi bir birine bağlar ve ulaşım sorununu çözersiniz.
Yıllardır sizler iktidardasınız ve henüz Malatya’ya bir şey kazandırmış değilsiniz. Burada sözüm tabi ki yalnızca Sayın Polat’a değil. Büyükşehri yönetenler ve dünyadan bihaber Sayın vekilleredir. Yanı başımızdaki Elazığ bile bizden fersah fersah ilerde. Malatya’yı büyük köye dönüşteüren sizler değil misiniz?
Asıl üzerinde durulması gereken “Vagon Onarım Fabrika Alanı” projesi işe öyle Sayın Polat’ın tek cümleyle geçiştirdiği ve bizim ne yazık ki tek cümleye sığdıramadığımız türden.
Başkan Polat, projeyi açıklarken “Vagon Onarım Fabrika alanı İŞGEM aracılığıyla küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik çalışmalar için projelendirildi. (40 bin m2 kapalı alana sahip)” diyor.
Ya hu Allah aşkına, 40 bin metre kare alanı olan devasa fabrikayı neden asıl yapım gayesi olan fabrika olarak düşünmüyorsunuz.  İŞGEM orayı ne yapacak, bugün Halk Eğitim Kursiyerlerinin yaptığı gibi “çanak çömlek atölyesi” ve incik boncuk el işi ahşap boyama gibi kurs salonlarına mı çevirecek.
İstihdamı artıracak, şehre katma değer üreterek katkı sunması yolunda bir projeyi yapmayı neden düşünmüyorsunuz. Bırakın vagon yapmayı, burada sadece vagonların kapısını ne bileyim bir helikopterin pervanesi gibi veya da hızlı trenlerin tekerleğini bari yapsanız binlerce kişi çalışır ve onun yan sanayi oluşur.
İktidarda olanlar sizlersiniz, böyle bir proje ile gittiniz de Sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan mı karşı çıktı.
Malatya için hangi projeleri önüne koydunuz da geri çevirdi. Yıllardır bu millet sizlere oy verirken sizler bu millete Allah aşkına ne verdiniz. 13 yıllık Ak Parti sırf kendisine destek verdiği için ekstra olarak Malatya’ya ne verdi.
Önümüzde bir seçim var, yarın karşımıza hangi yüzle oy istemeye geleceksiniz. Bu millet Sayın Erdoğan’a olan sevgisinden dolayı kayıtsız şartsız oylarını çekinmeden verdi. Bu sefer Cumhurbaşkanının ilimizde miting yapıp oy isteme lüksü olmadığına göre yarın seçmenlerin huzuruna nasıl geleceksiniz.
Vekil olarak Malatya’ya bir şey vermediğiniz ortada,  tek yapabildiğiniz taşeron işçileri bile işe alırken torpilinizi konuşturmak değil mi. Yıllarca taşeron olarak çalışan bir işçi askerlik vazifesi için işinden ayrılıp, askerliğini bitirdiğinde geri işine başlatmayan ve kapı kapı gezip torpil peşinde koşturan siz değil misiniz...
Sırf Ak Partiye oy vermek için taksi tutup köyüne oy kullanamaya giden o babanın hesabını bırakın burada vermeyi Ruz-i mahşerde nasıl vermeyi düşünüyorsunuz.
Siz yarın hangi yüzle karşımıza gelip oy isteyeceksiniz? Üç dönemdir Ak partiye oy vermiş ve bu uğurda bazı şeyleri göze almış bir vatandaş olarak sahiden de beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz…
Evet, nihayetinde bunları yazacağız ve konuşacağız. Herkesin bir hesabı varsa rabbimin de bir hesabı vardır. Mevla’m görelim neyler, neylerse güzel eyler.  
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1255